16 Ara 2018

Jacques Prévert - Rappelle-toi Barbara Şiiri

Rappelle-toi Barbara  
 
Rappelle-toi Barbara
Il pleuvait sans cesse sur Brest ce jour-là
Et tu marchais souriante
Epanouie ravie ruisselante
Sous la pluie
Rappelle-toi Barbara
Il pleuvait sans cesse sur Brest
Et je t'ai croisée rue de Siam
Tu souriais 
Et moi je souriais de même 
Rappelle-toi Barbara
Toi que je ne connaissais pas 
Toi qui ne me connaissais pas 
Rappelle-toi 
Rappelle toi quand même ce jour-là
N'oublie pas 
Un homme sous un porche s'abritait 
Et il a crié ton nom
Barbara
Et tu as couru vers lui sous la pluie
Ruisselante ravie épanouie
Et tu t'es jetée dans ses bras
Rappelle-toi cela Barbara
Et ne m'en veux pas si je te tutoie
Je dis tu à tous ceux que j'aime
Même si je ne les ai vus qu'une seule fois
Je dis tu à tous ceux qui s'aiment
Même si je ne les connais pas
Rappelle-toi Barbara
N'oublie pas
Cette pluie sage et heureuse
Sur ton visage heureux
Sur cette ville heureuse

27 Tem 2018

Fransızca ''Transitif Direct/Transitif Indirect/Intransitif Fiiller..

Blogumuzda bugune kadar Fransızca diliyle ilgili birçok konuya yer verdik dilimiz döndüğünce faydalı olmaya çalıştık ve bugun geldiğimiz nokta sizlerin talepleriyle bağlantılı olarak gerçekten yol aldığımızı gösteriyor Etre/Avoir konusu içinde sudan çıkmış balığa dönen takipçilerimiz şimdilerde bizden fiillerin yapısıyla ilgili olan ''Transitif Direct/Transitif Indirect/Intransitif'' fiiler konusunda yayın paylaşmamızı istiyor bu bir başarıdır arkadaşlar. Elbette ki bu sizin gayretinizle, çalışmalarınızla ve metanetinizle oluyor. Lafı yine çok uzattık ''Revenons à nos moutons'' diyelim ve işimize bakalım.


Transitif Direct fiiller: Nereye göz atsanız fiilin COD [Complement d'object direct] alması bir transitif direct fiil olduğu şeklinde açıklama ortaya çıkar. Buradan öncelikle COD ne demek COI ne demek bunu kavramamız icab eder bu yayını blogumuzda bulabilirsiniz.

COD fiile Ne? Neyi? Kim? Kimi?  sorusunu sorduğumuzda aldığımız cevap bize cümlenin COD öğesini verir. Başka bir deyişle Transitif fiiller Türkçeden bildiğimiz geçişli fiillerdir. Yani nesne alabilen fiiller. Evet işin Türkçesi budur: Nesne alan fiiller. Ancak Ne? sorusuna cevap bulunabilen fiillerden bahsediyoruz.

- Cet enfant appelle sa mère
- Bu çocuk annesini çağırıyor?  Çocuk kimi/neyi çağırıyor? Annesini.

Bakın cümlenin COD öğesi: Sa mère annesi oluyor.
Peki nereye varıyoruz?

Appeller qqn: Birini çağırmak. Nesne alabilen bir fiildir ve transitif direct bir fiildir. Yani geçişlidir.
Yani fiilimizin kullanım kılavuzunda, (à, de, pour, en, vers, par) gibi prepozisyonlar olmayacak arkadaşlar. Kabaca FİİLİMİZ + NESNE birleşimi şeklinde  olacak bu önemli bir ayırt etme aracıdır. Bu şartlar karşılandığında fiilimiz için Transitif Direct bir fiildir tanımını yapıştırın gitsin.

- Je mange des pommes.
- Elma yiyorum. Ne yiyorum? Elma.

Akarı kokarı yok, à/de/par/vers  ıvır zıvır hiçbir şey yok. Tertemiz; 
Manger qqch: Bir şey yemek.

- J'ai vu ce film.
- Bu filmi izledim. Ne/neyi izledim? Bu  filmi.

Voir qqch: Bir şey izlemek/görmek > Transitif direct.
Zerre keşmekeş bir vaziyet yok. Ne gördün? dıdısının dıdısını gördüm. Arada var mı herhangi bir prepoziyon hayır yok. İşte bu tür fiillere Transitif direct fiiller diyoruz. 

Bu durum Türkçemizde de aynı şekilde işlenir arkadaşlar hiçbir alt yapısı olmayan arkadaşlar önce Türkçede bu konunun açıklamasını araştırabilirler ve hiçbir şeye dokunmadan Fransızcada da aynı olduğunu düşünüp uygulayabilirler.

Açtım sözlüğü rastgele bir sayfaya baktım:

''Cesser'' fiilini gördüm hay Allah daha önce de karşılaşmamışım Transitif mi Intransitif mi direct mi indirect mi elde avuçta bir şey yok gel de çık işin içinden. Hayır velveleye gerek yok.Açtım internetimi anlamını öğrendim bir de örnek cümle buldum:

Cesser: Durmak, kesilmek; kesmek, durdurmak, son vermek

- Les employés cesseront le travail à seize heures.
- İşçiler işi saat 16.00'da bırakacaklar/son verecekler.

İşçiler neyi bırakacak? İşi. Var mı içinde à, de, pour, en, vers, par gibi prepozisyonlar yok?

Cesser qqch: Bir şeyi bırakmak, bir şeyi durdurmak. Sade iki unsurdan oluştu bu kadar.

Özet olarak Transitif direct fiiller nesne alan fiillerdir ya da o esnada nesne almışlardır ancak nesne alırlarken herhangi bir prepozisyon söz konusu olmaz. Biz bunlara Türkçede geçişli fiiller diyoruz.

- Acheter qqch: Bir şey satın almak.
- Regarde qqch: Bir şey izlemek.
- Ronger qqch: Bir şeyi kemirmek.
- Conter qqch: Bir şey anlatmak.
- Voir qqch ou qqn: Birini ya da bir şeyi görmek.
- Perdre qqch: Bir şey kaybetmek

İşte olayımızın özeti budur arkadaşlar.

Transitif Indirect Fiiller: Bu defa ise fiile sorduğumuz sorular: Kime? Neye? Kimden? Neyden? şeklindedir. Bu yöntem ile cümlenin COI öğesini bulmuş oluruz. Bu işlemin sonucunda ise fiilimiz nesne aldığı için Transitif geçişli fiil olur tek fark  Transitif INDIRECT olarak bir değişiklik ortaya çıkarmasıdır. Sonuç olarak bir üstteki maddemizde Transitif DIRECT demiştik.

Transitif Indirect fiiller içinde ise bir COI öğresinden bahsetmiş oluruz. Fonksiyon yine aynı içinde bir nesne olacak amma velakin bu defa fiilin sahip olduğu ya da olabileceği bir prepozisyon olmasından söz edeceğiz. Kime? Neye? Kimden? Neyden? sorularına cevap arayacağız cevap bulabiliyorsak bulduğumuz şey COI[Complement d'object indirect] bahsi geçen fiilimiz ise Transitif Indirect bir fiil olacak. Yani fiilimizde (à, de, pour, en, vers, par) gibi prepozisyonlar gözümüze ilişecek. İşte maddemizin açılımı açıklaması bu şekilde. Ne kadar basit değil mi? 

- Le professeur a parlé de la famille au Moyen Âge.
- Öğretmen ortaçağdaki aile modeli hakkında konuştu. Neyden konuştu Ne konuştu?

 Ortaçağda aile modeli hakkında konuştu. Dikkatimizi hemen fiilimize yönlendiriyoruz ve karşımıza [Parler de qqch: Biri ya da bir şey hakkında konuşmak] sonucu çıkıyor. Diğer yayınlarımızda da hep bahsetmiştik bir fiil öğrenirken farklı kullanımlarını ve sahip olduğu ya da olabileceği prepozisyonlarını da alın zihninize dedik  işte bunun neden önemli olduğunu bu konuda görebiliyoruz aşikar şekilde.

Bu örnek cümledeki çıktımız Parler de qqch: Bir şey hakkında konuşmak.
İçinde ''de'' prepozisyonu var ve bu bize bu fiilin ''Transitif Indirect'' olduğunu göstermelidir.

Parler à qqn olsa yine aynısıydı Transitif Indirect.


- Je rêve d’un beau voyage.
- Güzel bir tatil hayal ediyorum. Neyi hayal ediyorum? Güzel bir tatil.

Hemen ilk bakışta yüzeysel, düz mantık ilerlerseniz bu fiil için Transitif direct diyebilirsiniz ve dikkatsizliğimizden ötürü bizi yanlışa götürecektir. Bakın arkadaşlar ya hepi topu bir harf, bir nokta, bir virgül gördüğünüzde bunları hafife almayın hepsinin orada olma sebebi var ve bir vazife taşıyor. Örnek cümlemizde bir ''de'' var yine! Bu insanlara ''Je reve un beau voyage'' demek çok kolay gelmiş aa durun kendimize iş çıkaralım şuraya bir ''de'' koyalım düşüncesiyle ''Je reve d'un beau voyage'' mı yapalım demişler?? Hayır. Kural neyse odur. Detayları göz ardı etmeyeceğiz Fransızca öğrenirken.

Rever de qqch: Bir şeyin hayalini kurmak diye bir fiil var bu fiilin aslı astarı budur bizde bunu doğruca öğrenip kullanırken özünü bozmadan kullanmak durumundayız. Yine fiilimizde bir adet ''de'' prepozisyonu olduğu için bu fiilimize ''Transitif Indirect'' demek zorundayız.


24 Tem 2018

Fransızce ''De toute façon'' Anlamı ve Örnek Cümleler

De toute façon  [Dö tut fason]:  Her nasılsa, her şekilde, her halükarda, her koşulda, her türlü, her sonuçta, her ne olursa olsun, nasılsa gibi Türkçeden karşılıklar verebiliceğimiz bir zarftır. Elbette ki Türkçeden verdiğimiz bu karşılıklar kullanıldığı durumlara göre farklı anlamlara da gelebildiğinden verdiğimiz örnek cümlelerde daha net anlaşılır  hale gelecektir. 



İşte bu ifadeyi en iyi şekilde kavramamıza vesile olacak olan hepimizin bildiği o manidar söz:

- Ne prenez pas la vie trop au sérieux, de toute façon, vous n'en sortirez pas vivant.
- Hayatı çok fazla ciddiye almayın, nasılsa içinden sağ çıkamayacaksınız. 😣

- Avec la crise, tout le monde va plus mal de toute façon.
- Kriz ile beraber nasılsa herkes tökezleyecek.

- S'il la perd un jour, ou s'il me perd, de toute façon il sera malheureux.
- Eğer bir gün onu ya da beni kaybederse her şekilde mutsuz olacak.

- De toute façon, on va gagner la finale.
- Her halükarda finalı kazanacağız.

- De toute façon on va trouver une solution.
- Her şekilde bir çözüm bulacağız.


Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz ayrıca ifademiz için sizler de yorum alanına telif hakkı sizde olacak olan bir cümle bırakabilirsiniz.

Fransızca ''Avoir l'air'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Fransızcada ''Avoir l'air'' kullanımı oldukça yaygındır ve Fransızca dağarcığımıza yapacağımız iyi bir yatırımdır diyebiliriz. Anlam olarak; gibi görünmek, - görünümüne sahip olmak, -görünüşü olmak, gibi hali olmak şeklinde Türkçemize transfer edilebilir.


Kullanış biçimi olarak 3 biçimden bahsedebiliriz tabi ki anlamlar yine aynı kapıya çıkmaktadır.


Avoir l'air + adjectif


Avoir l'air de + noun           


Avoir l'air de + verb infinitive



Avoir fiilini önce kişi zamirimize göre çekimler sonra başka bir şeye karışmadan verip veriştiririz. Şimdi örnek cümlelerimizle beraber ne yaptığımızı belirgin hale getirmeye çalışalım.


En bilineni:

- Tu as l'air fatigué?
- Hasta görünüyosun?

- Ce patient a l'air inquiet au sujet de sa santé.

- Bu hasta sağlığı konusunda endişeli görünüyor.
  [au sujet de + qqch: Bir şey hakkında ... ]

- Les nouvelles ont l'air rassurantes.

- Haberler güven verici görünüyor.

- La lauréate du concours a l'air heureux.

- Yarşmanın kazananı mutlu görünüyor.

- Les joueurs de l'équipe ont l'air détendu, mais le regard déterminé.

- Takım oyuncuları sakin görünüyor ama bakışları kararlı.

- Tu as l'air embarrassé.

- Sıkıntın var gibi.

- La maison a l’air abandonnée.

- Ev terkedilmiş gibi görünüyor.

- La pomme avait l’air fraîche.

- Elmanın taze bir görüntüsü vardı.

- Ma soeur avait l’air  troublée.

- Kız kardeşim sıkıntısı var gibiydi.

- Melisa l'air d'aller à une fête.

- Melisa'nin eğlentiye gider gibi bir hali var.

- Tu as l'air d'un artiste.

- Artist gibi görünüyorsun.

- Nazlı avait l'air d'une princesse.

- Nazlı prensesler gibiydi.

Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

2 Haz 2018

Fransızca ''Avoir Envie de'' ne demek?

Avoir envie de: Bu yapı Fransızcada -bir şey yapmak istemek, bir şey yapmayı canı istemek, -canı çekmek, bir şeyi arzulamak gibi anlamlar ifade eder. İngilizce bilenler için ''Crave'' fiilini referans gösterebiliriz.  Kullanım evresinde ise devamında bir isim(nom) ya da mastar(infinitif) bir fiil kullanırız. Avoir fiilini zamirimize göre çekimler ve yolumuza devam ederiz.


- J'ai envie de partir en Italie pour les vacances.
- Tatilde İtalya'ya gitmek istiyorum.

- J'ai envie de raconter des histoires différentes comme de jouer des rôles très différents, ça m'excite plus.
- Farklı rolleri oynamak gibi farklı hikayeler anlatmak istiyorum, beni daha çok heyecanlandırıyor.

- On est un couple très discret, on n'a pas envie de se montrer."
- Çok sağduyulu bir çiftiz, kendimizi göstermek istemiyoruz.

- Tu n'as pas du tout l'air d'avoir envie de manger.
- Hiç yemek istiyor gibi görünmüyorsun.

- Vous n'avez pas envie de partager ces informations?
- Bu bilgileri paylaşmak istemiyor gibisiniz?

- Il ne semble pas avoir envie de parler.
- Konuşmak istiyormuş gibi görünmüyor.

- Vildan a vraiment envie de chocolat.
- Vildan çikolata istiyor.

- Il fait chaud et j'ai envie d'une glace.
- Hava sıcak ve canım dondurma istiyor.

- J'ai envie de toi.
- Seni istiyorum. [aşk içerir]

- J'ai envie d'aller aux toilettes!
- Tuvalete gitmek istiyorum.


Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.