}); Fransızca Konu Anlatımı: Fransızca Afin que / Afin de Tanımı ve Örnek Cümleler

31 May 2018

Fransızca Afin que / Afin de Tanımı ve Örnek Cümleler

Fransızcada -diye, -mesi/ması için, -mek/mak için -sin/sın diye gibi anlamlara gelen bu iki bağlacımız Fransızca içinde kullanımı pek sık olan, ifadelerimize özgünlük ve akıcılık kazandıran bir unsurdur. İkisi de aynı manaya hizmet etmekte ancak aralarındaki tek fark birinin mastar[infinitif] bir fiil kullanımı gerektirmesi diğerinin ise SUBJONCTIF kullanımı gerektirmesidir. İngilizce bilenler için anlaşılmasını kolay hale getirmek adına Afin que için ''So That'' ve Afin de için ''In Order to'' örneğini verebiliriz. Örneklerle anlatımımızı detaylandıralım..


Afin de + Verb Infinitif [mastar/fiil]:

- Elle s’entraîne afin de gagner une médaille.
- Bir madalya almak için çalışıyor.

- Je suis arrivé tôt afin de pouvoir étudier le dossier.
- Dosyayı inceleyebilmek için erken geldim.

- Ils me payèrent afin de les distraire.
- Onları oyalamam için bana ödeme yaptılar.

- Il est resté calme afin de ne pas déclencher une bagarre.
- Bir kavga başlamasın diye sakin kaldı.

- L'armée est intervenue afin de rétablir l'ordre.
- Ordu yeniden düzeni sağlamak için müdahelede bulundu.

- N'hésitez pas à vous faire aider afin de gagner du temps et de trouver le bon réglage.
- Zamandan tasarruf etmek ve doğru parametreleri bulmak için yardım almaktan çekinmeyin.

Afin de poursuivre l'impression, vous devez annuler la tâche dans la mémoire interne de l'imprimante.
- Yazdırmaya devam etmek için, yazıcının dahili belleğinde işlemi iptal etmeniz gerekecektir .

- Mais dans un cas comme dans l'autre, nous avons tous besoin de faire le point, afin de pouvoir organiser efficacement nos travaux.
- Her iki durumda da, işimizi anlamlı bir şekilde organize etmek için hepimizin nerede olduğumuzu bilmemiz gerekir.

Afin que + SUBJONCTIF:

- Nous travaillons avec les provinces et les Canadiens afin que notre pays soit encore meilleur.
- Ülkemizin daha iyi hale gelmesi için eyaletler ve Kanadalılarla birlikte çalışıyoruz.

- Mon père m'a prêté de l'argent afin que je puisse partir en vacances cet été.
- Bu yaz tatile çıkabilmem için babam bana para verdi.

- Appelle-moi afin que je puisse t'expliquer.
- Sana açıklayabilmem için beni ara.

- Ma voisine a acheté une voiture à son fils afin qu'il puisse aller travailler en ville.
- Komşum şehirde çalışmaya gidebilsin diye oğluna bir araba satın aldı.

- Elle porte des lunettes noires afin que personne la reconnaisse.
- Kimse onu tanımasın diye siyah gözlük takar.

- Ils envoyèrent un courrier afin que cela soit plus facile.
-  Daha kolay olması için kurye gönderdiler.

- Relisez soigneusement le contrat, afin qu’on ne court pas de risques.
- Risk almamak için kontratı dikkatlice okuyun.

Afin que nous puissons rentrer plus vite, je vous propose de prendre l'autoroute.
- Daha çabuk dönebilmemiz için otoyolu kullanmayı öneriyorum.

- Il crie très fort afin que quelqu'un l'entende.
- Biri onu duysun diye avazı çıktığı kadar bağırıyor.

- La porte était fermée avec un cadenas, afin que l'enfant ne puisse pas manger.
- Çocuk yemek yiyemesin diye kapı asma kilit ile kapatılmıştı.

Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok: